Depreme Dayanıklı Evlerin Temel Özellikleri Nelerdir?
Depreme dayanıklı ev konusu, deprem kuşağında yer alan ve geçmişinde Gölcük, Van, Erzincan, Elazığ ve yakın dönemde ise İzmir gibi depremlerin yarattığı yıkımlara şahit olan ülkemiz için önem arz etmektedir. Böylesine ciddi bir risk, hem ikamet edecek olan insanlar için hem de inşaat firmaları için, dayanıklı yapılara ağırlık verilmesi açısından göz önüne alınması gereken başlıca faktörlerdendir.
İçinde yaşadığımız yapıların deprem açısından güvenli olduğunu bilmek, rahat ve huzurlu bir yaşam sürmemiz açısından büyük önem taşımaktadır. Özellikle depreme dair yaşanılan acı tecrübelere dönüp baktığımızda, satın alma veya kiralama aşamalarında depreme dayanıklı evler tercih etmeye olan meylimiz giderek artmaktadır.
Bu nedenle, hayatımızın önemli bir kısmını geçirdiğimiz evlerin deprem dayanıklılığı açısından yeterli olup olmadığı, ayrıca bir evi deprem konusunda yüksek risk grubuna dahil eden özelliklerin neler olduğu gibi detaylara hâkim olmak, bu tehlikeli ve önlenemez afetin olumsuz sonuçlarından kaçınmamızı ve daha bilinçli olmamızı sağlayacaktır.
Depreme Dayanıklı Evlerin Temel Özellikleri
Sürekli olarak deprem tehlikesinin mevcut olduğu ülkemizde ve dünyanın diğer pek çok ülkesinde, ileri teknolojinin sunduğu imkanlar yardımıyla, olası can ve mal kayıplarının önlenmesi için inşaat ve yapı alanlarında birçok revizyona ve yeniliğe gidilmiştir.
Yaşanan depremlerin ardından, yıkılmış veya çökmüş yapılardan elde edilen örnekler aracılığıyla, binaların dayanıksız veya çürük olmasına sebep olan birtakım etmenler saptanmıştır. Bu raporların ışığında da inşa edilecek yeni yapıların dayanıklı ve sağlam olmalarını sağlayacak adımlar atılmıştır.
Peki depreme dayanıklı ev hangi özelliklere sahip olmalıdır? Bir yapıyı dayanıklı ve güvenli kılan unsurları birlikte inceleyelim:
1. Proje Aşaması
Depreme dayanıklı bir yapının projesinin işinin ehli olan mimar ve mühendisler tarafından oluşturulması ve bu projelerin harfiyen uygulanması, sağlam ve güvenilir evlerin inşası için oldukça gereklidir. Özellikle kat planına uygun inşa edilmeyen yapılar sıklıkla karşılaşılan durumlardandır ve depreme dayanıklılık konusunda risk teşkil etmektedir.
2. Su Yalıtımı
Bir yapının depreme dayanıklı olmasını sağlayan ve onu uzun ömürlü kılan en önemli faktörlerden bir tanesi şüphesiz ki nem ve suya karşı korunaklı olmasıdır. Doğru bir şekilde yapılmış olan su yalıtımı, binaları depreme karşı korumak için gerekli olan başlıca işlemlerden biridir.
3. Kaliteli Malzeme Kullanımı
İnşaat esnasında kullanılan demir, çelik ve beton gibi malzemelerin kaliteli olması ve yeterli düzeyde kullanılması, ayrıca bu konuda denetlemelerin de yapılmış olması, depreme dayanıklı ev konusunda en kritik faktörlerdendir.
4. Temel ve Kolonlar
Bir binayı uzun süre taşıyacak ve ayakta tutacak olan yegâne bölümler o yapının temeli ve kolonlarıdır. İnşaat işlemine geçilmeden önce yapılmış olan zemin incelemeleri, depreme dayanıklı yapıların oluşturulmasında ihmal edilmemesi gereken konulardan bir tanesidir.
Ayrıca, mevcut bir yapıda zemin kat kolonlarının kontrol edilmesi de önemli bir detaydır. Kolonlarda olası bir çatlak durumunu ve alanın verimli kullanılması gibi bir düşünceyle kolonların kesilme ihtimalini gözden geçirmek amacıyla binanın temelinde inceleme yapmak şarttır.
5. Hasar Raporu
Halihazırda inşa edilmiş olan bir yapıdan bahsediyorsak ve bu yapı yakın zamanda bir deprem tehlikesi geçirmişse, söz konusu yapı için deprem hasar raporu almak elzemdir. Bu rapor, binanın ne durumda olduğu, bakıma ihtiyacı olup olmadığı ve elbette ilerde yıkılma riski taşıyıp taşımadığı gibi soruları yanıtlamak açısından gereklidir.
6. Dayanıklılık Testi
Yine inşa edilmiş ve bir süredir kullanılan yapıların depreme dayanıklılık kontrollerinden geçmiş olması ve sağlamlığının test edilmesi, dayanıklı olup olmadığı konusunda belirleyici bir unsurdur. Yetkili merciler tarafından yapılan incelemeler ve testler, içinde yaşanılan evlerin ve diğer alanların güvenli olup olmadığına dair önemli sonuçlar ortaya koymaktadır.
7. Gözlem
Depreme dayanıklı ev tespiti konusunda kullanabileceğiniz bir diğer yol ise gözlemdir. Bir binaya dışardan baktığınızda, deprem dayanıklılığına dair bazı ipuçları elde edebilmeniz mümkündür. Binanın dış cephesinde bulunabilecek bir çatlak veya simetrisinde gözünüze takılabilecek herhangi bir problem, binanın hasar durumu ve dayanıklılığı konusunda fikir sahibi olmanıza yardımcı olacaktır.
Deprem Sonrasında Yapıda Meydana Gelebilecek Hasarlar
Depremler, yer yüzüne farklı mesafelerden vuran ve farklı şiddetlerde meydana gelebilen doğal afetlerdir. Dolayısıyla her depremin zarar verme ve yıkıcılık etkisi bir olmamaktadır. Bu durumun yanı sıra, artık biliyoruz ki yalnızca şiddet değil yapıların kalitesi de deprem hasarında en belirleyici faktörlerden bir tanesidir.
Peki ortalama üzeri şiddette meydana gelen bir depremin ardından, yapılarda ne gibi hasarlarla karşılaşılır? Bu konuda tek ve net bir yanıt vermek güçtür. Çünkü bir yapıda pek çok çeşit hasarla karşılaşmak mümkünken diğerinde daha azına rastlamak mümkündür. Bu sebeple, hasar oranları incelemelerin ardından büyüklüğüne göre sınıflandırılmaktadır.
Etkisi büyük bir depremin ardından yapılan incelemelerde ilk olarak çatlak, burkulma ezilme veya kalıcı ötelenme gibi gözle görülebilir durumların tespiti yapılır. Bu hasarların oranı, yapının geri kalan zamanda ne kadar süre varlığını devam ettirebileceği hususunda ilk izlenimleri verecektir.
֍ %5 ile 10 arasındaki bir hasar, yapının taşıma gücünde önceye göre büyük bir farklılık yaratmayan hafif bir hasar oranıdır.
֍ %50’ye yakın bir hasar, yapıda taşıma gücünü azaltan ve geri kazanılması gerekli olan orta şiddetli bir hasar oranıdır.
֍ %50 ve üzeri hasar ise, yapıda taşıma gücü ciddi bir şekilde azalmıştır ve bu yapı geri kazanılamayacak derecede ağır hasarlı olarak nitelendirilir.
Bu verilere ek olarak, riskli bina kategorisine giren yapılar için dikkate alınması gereken bazı özellikler mevcuttur. Bu özellikleri şu şekilde sıralayabiliriz:
1. Bir yapının önemli ve büyük bir depremden önce inşa edilmesi.
2.